123,

Evde doğum mu yoksa hastanedemi!!?? RUS

Ben üniversitede tıp fakültesinde okudum.Bu yüzden ev doğum hakkında hiç birşey bilmiyordum. Sırf hastane yandaşıydım.

Hamile olduktan sonra ikamet ettigim yeri değiştirdim, yani köyden büyük şehire taşındım. Bunun sebebide iyi bir hastanede doğum yapmak istiyordum.

Ama bir soru yüze çıkıyor:»iyi hastane demek nedir? , orda nasıl doğum yapılıyor? Hastanenin koşulları nasıl? «….

Doğuma hazırlanıyordum. Benim için doğum hakkında herşey çok ilginçti.  Hep yeni arkadaş edindim. Türk ablalara sordum hastane koşulları nasıl? Sezeryan yapıyorlar mı? Çocuk doğunca hemen annenin döşüne koyuyorlar mı?

Benim üniversitede yaptığım  pratik sürecinde, hastanede  çok doğum  gördüm. Doktorların yeni yeni annelere davranmalarını, boş-boş nasıl iğne yaptıklarını, hiç sebepsiz sezeryan yaptıklarını, yalan söylemelerini. Bunların hepsini bilsem de, anlamıyordum iyi hastane nedir. Kendim doktor olduğum için hastaneden başka doğum yapılacak yer olduğunu bilmiyordum o yüzden de iyi hastane arıyordum.

Bir gün bilgisayarın başında otururken internette evde doğum hakkında çok ilginç bir yazıya rastadım. Orda evde doğum hakkında  herşey ayrıntılı yazıyordu. Onu okuyunca benim tümden geleneksel tedavi ve hastanede doğum hakkında fikrim değişti. Bundan sonra ben bunlar hakkında çok düşünmeye başladım çünkü biz müslümanız ki! Bizi Allah böyle yarattı . Yani kendimiz doğum yapabilecek halde. Kendimizden başka  kim bizim vücudumuzu  iyi biliyor? Kim daha iyi hissedebiliyor? Bundan artı bizde Sünnetimiz var, kaybolmuş Sünni tedavımız var. Sonra derin derin düşünüyordum. Bizim sahabe annelerimiz nasıl doğum yapıyorlardı? Bide şimdiki insanlar, gençler bile neden çok hastalanıyorlar?

Bu soruları ben kendi kendime sorup Sünni tedaviyi ve evde doğumu öğrenmeye başladım.

Bundan sonra ben  evde doğum yapmaya karar verdim ve hastanede doğumu tamamen aklımdan çıkardım. Aynı zamanda ablalardan onların doğumları hakkında bilgi alıyordum . Onların hepsi çok acı çok ağrı çektik diye cevap veriyorlardı. Bunların sebebini biliyorum .Çünkü onlara iğne yapıyorlar. Bazıları da korkutup Sezeryan yapıyorlar. Bu sevgili ablalarin sadece hastane doğum hakkında bilgileri var. Çünkü şimdi evde doğal doğum yapan kadınlar çok az.

Mişen Oden:Doğal Doğum Ortadan Kalkıyor Doğal doğumun dönüm noktasındayız ve günümüzde doğal doğum yapabilen kadın sayısı hızla sıfıra yaklaşmakta! Hamileler doğum yapabilmek için oksitosin, daha doğrusu bir “hormon kokteyli” üretirler. Ana hormonu oksitosin olan “sevgi hormonları” kokteylindeki hormonlardan bazıları prolaktin ve endorfindir.   Bu hormonlar uterusun kasılmasını sağlayarak bebek ve plasentanın doğumuna yardımcı olur, aynı zamanda annenin davranışlarını da çok ciddi bir biçimde etkiler. Ancak bugün dünyada “sevgi hormonları” sayesinde bebeğini ve plasentasını doğurabilen kadın sayısı nerdeyse sıfır. Bir kadın, hayatı boyunca salgılayabileceği en yüksek miktar hormonu, sadece bebeğin değil plasentanın da doğumunu kapsayan doğum sürecinde salgılar.  Bir çok kadın bebeğini ve plasentayı doğurmak için çok basit nedenlerle sentetik oksitosin almakta.  Bu sentetik hormon doğal oksitosin gibi davranmaz ve doğal hormonların oluşturduğu etkileri göstermez.  Sentetik oksitosin, aynı zamanda, doğumda doğal hormon kokteylinin salgılanmasını engeller; sentetik oksitosin verilen bir kadına değişik ağrı kesiciler de uygulanır, mesela endorfini taklit eden epidural anestezi uygulanır.  Sentetik oksitosin doğumdan sonra da doğal endorfin ve oksitosin salgılanmasını bloke eder.  Bu durum ikinci doğumun sezeryanla olma ihtimalini artırır. Birçok kadın, önceden sentetik oksitosin almamış olsa da farklı sebeplerle sezaryenle doğumu tercih etmektedir. Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Günümüzde doğal doğum yapabilen kadın sayısı hızla sıfıra yaklaşmakta!

Oksitosin, doğum esnasında rahim kasılmalarını ve emzirme döneminde süt salgılanmasını  tetikleyen hormondur. Oksitosin, aynı zamanda güven duygusunu artırır; stress hormonunu azaltır, çiftler arasında ilişki kurmada etkilidir ve cinsel ilişkide orgazmı sağlar. Oksitosin salgılanması engellendiğinde dişiler eşleriyle ilişkiye girmekten kaçınmaktadır.

Endorfin, hipofiz ve hipotalamustan salgılanan, mutluluğa sebep olan, ani travma ve ağrı durumlarında ağrıyı azaltan, aşırı stres, depresyon hallerinde ruhsal durumun düzelmesine yardımcı olan hormondur. Morfin kadar güçlü ağrı kesici özelliği vardır. Doğal oksitosin ve endorfin üretimi, suni sancı (sentetik oksitosin) ve epidural anestezi (sentetik endorfin)ile bloke edildiğinde doğum sonrası sendromu yaşanır.

Bu iğnelerin hepsini hastanede yapıyorlar.

Şimdide kendi tecrübemden bahsedeyim in şa Allah.

Doğal evde doğuma yaklaşık bir ay önce hazırlandım. Doğal doğum hakkında çok bilgiler öğrendim.

Sonra bir ebeyle tanıştım.Ismi Cemileydi.

14 Kasım sabah saat 10 :00da , tuvalette  pembe renkte ifrazat geldi.Hemen Cemile ebeyi aradım. O da bana dinlenmemi,iyice uyumağı söylemişti.Ama hiç uyuyamadim  çünkü yavaş-yavaş doğum sancıları başlamıştı.

Kendi evimde doğum yapamayacağıma karar verdim çünkü çok soğuktu. Doğal doğum için lazım olan:

1 .sıcaklık

2 . karanlık

3 sessizlik. (bunlar doğum yapan kadına yardım ediyor, yani kendi vücudunda olan oksitosini üretiyor, acıları azaltıyor ve sakinlike psikolojik taraftan çok fayda veriyor). Daha sonra doğum yapacağım eve gittik. Onlar çok iyi insanlardı.  Cemile ebede oraya geldi.Ablalar benim için oda hazırlamışlardı.  Banyo, tuvalet herşey vardı. Doğum sancım gelse bile onlarla oturup çay içip  söhbet edebiliyordum. Bazen sancılar sıklaşiyordu.

Geç olmuştu, herkes uyumaya gitti, ben de Cemile ebeyle kendi odama gittim.Odanın ışığını kapattı sadece mum ışığı vardı.Oda karanlık, sıcak ve sessizdi.

Sancılar arasında uyuyordum. Böylece sabah oldu. Sancılar sık-sık artmaya başladı. Cemile benim için odada en iyi koşullar yaptı. Bana masaj yapıyordu, rahat olmam için çemen otu veriyordu, hurma yediriyordu. Bazen sancı olduğunda tek başima  bırakıyordu, çünkü  bazen yalnız sakinlikte acı çekmek  daha iyi geliyordu. Bazen  de  o sancılar olduğunda bana manen destek veriyordu.Rahatlamam için bana banyoda sıcak su döküyordu ,çok rahatliyordum.Sancilarimi hissetmemek için oda içinde iki tarafa koşuyordum, çünkü böyle hareketler beni o ağrilardan avutuyordu. Ara sıra yanıma  eşim  geliyordu.O da sıcak sıcak sözleriyle beni çok rahatlatiyordu.

Bir-kaç saat sonra İKİNCİ başladı. Vücudum artık sinyal veriyordu, çok kısa zamanda  anne olucaktım, biraz sabr etmem  ve uğraşmam lazım.

Doğum yapma pozunu kendim seçebiliyordum.Ister oturarak kınıyorum.  Ister ayakta durarak. Benim için çömelerek  ıkınmak daha rahat geldi.

«belkide komik gelir, ama o zaman bana öyle durumlar çok yardım etti, çünku ben klozet kullanıyorum «, bu sancıları daha ferahlatiyordu. Sık sık hurma yiyordum ve çemen otu çayı içiyordum. Bazen ablalarda halimi soruyorlardı, kocam da geliyordu.Ben kendimi  rahat ve huzurlu hissediyordum.Çünkü çevremdeki insanlar  en yakın ve sevdigim insanlardı.

Artık zaman yaklaşıyordu.Sancılar siklaşıyor ve güçleniyordu.Cemile ebe  sıcak sözleriyle beni destekliyordu:»Az kaldı, sabr ve güç versin Allahim»diye.

Aynanin önünde oturarak çömeldim, güçlü bir ıkıntıyla , artık bebeğin başını görebiliyordum, daha güçlü ıkıntıdan sonra artık bebek çıktı. «Allah-u Ekber»,AlhamduliLlah.»!!!

Tarih 15 Ekim, 2014 .

Bebeğin sesini duymak ne büyük mutluluk.Bu kadar acılardan sonra hemen şükür secdesi yaptım. Allah’tan beni affetmesini ve sağlıklı bi doğal doğuma çocuğumu dünyaya getirdiği için çok  teşekkür ettim. Cemile ebe kızımı hemen göğsümde koydu. 15 dakikadan sonra platenta oldu.

Cemile ebe odayı temizledi .Benide kızımla bıraktı. Kızıma bakarak onu  ilk defa emzirdim ve biraz uyudum. 3 saatten sonra Cemile kızımın göbele bağını kesdi. Bu şekilde benim doğal Sünni doğumum bitti.

Bu Allahın kullarına olan merhemeti. SubhanAllah, anne olmak ne kadar mükemmel bir duygu.

Bunların hepsi hastanede olurmuy mu? bana sorurlarmıydı  hangi pozisyonda yapicağimi? Benim için rahat koşullar yaparlarmıydı? Kocam yanıma gelebilirmiydi? Bunlara cevap.:»tabiki de hayır»!!!Çocuk çıkarken,içimde hareket ederken  benden daha daha iyi kim hissediyor? Tabiki ben! Çünkü   fizyolojik doğum  hasta değil, bu Allahın  kadina koyan işlemidir.